Seçimler yaklaştıkça ister istemez hayatın her alanında insanların iki lafından birisi seçimler, adaylar oluyor.
Birde insanımız artık sorguluyor, araştırıyor ve yerel seçimde karar verirken tek etkenin parti olmadığını; aksine kararlarında adayında etken olacağını biliyor artık. Hani önceden bazı liderler; falan ile ceketimi aday olarak koysam orayı alır derlerdi ya işte o dönem bitti artık. Bunu sağduyulu her seçmen biliyor, dile getiriyor artık.
Peki seçmenin tercihinde ne etkili olacak, seçmen adayın hangi halini değerlendirecek, birde seçmen karar verirken adayın partisini göz önüne alacak...
İşte seçmenlerin her ortamda konuştuklarını burada ifade etmeye çalışalım istedim. Hem partileri hem de adayları vatandaş meydanda peşrev atarken öyle cüssesine, arkasındaki ağasına bakarak değil, şöyle eline alıyor önce bir elense çekiyor. Sağlam durur mu diye bakıyor, şike yapar mı? hem ağası hem de kendisi....
Bunları bir bir gözlemliyor ve kararların da geçmiş yıllara göre bayağı etkin olacak gibi duruyor bu kriterler. Bugün vatandaşın öncelikle seçimin favorisi gibi bahsedilen partisini ve adayını irdeleyelim istedim, hem de seçmenlerin söylediklerini göz önüne alarak...
Evet şuanda kamuoyunun yönlendiricileri olarak tanımlanan "ayaklı gazeteler, renkli simalar" sanırım bu kez fena tökezlediler. Benden söylemesi bu partinin adayına ve yöneticilerine....tedbirlerini alsınlar!!
Sayın Selmanoğlu ve yeni partisi AKP yi ele alacağız bugün. Nede olsa o ayaklı gazeteler ve renkli simalar favori demişlerdi ya bakalım...
İcraat olarak, geçmiş dönemde 2004 yılında yani Selmanoğlu, ilk önce kendisine ait olduğu ve "usulsüzce" belediye meclisinden geçirmeye çalıştığı, ama daha sonra ya danışmanları, yada meclis üyelerinin ikazları neticesinde bir ay içinde iki kez belediye meclis üyelerinin gündemini işgal eden o meşhur "ömür pastanesi" kararını dillendirdiler vatandaşlar. Bu konuda sağ olsun Saadet Partisinin adayı sayın Altıngök bayağı bir açıklama yaptı televizyon ekranlarında ve seçmen o detaylı açıklamayı çok iyi algılamış gözüküyor ve ekliyor bu daha ne ki daha halk tabiriyle "vurmalar" başlamadı. Bakalım hayırlısı ortaya çıkacak çarşaflardaki kirler toplumu ne kadar rahatsız edecek, izleyelim...
Diğer yandan ise sayın Selmanoğlu toplum nezdinde bir damga daha yemiş gözüküyor. Bunun izahı siyasette farklı dillerde yapılabiliyor! Ama Elazığlı bunu anlamıyor ve ekliyor "vefasızlık" iyi bir özellik değil diyerek. Daha işin başındayız 29 marta kadar siyaset kazanı olan meydanlar, caddeler, kahveler çok şeylere gebedir.
AKP, evet bir pencerede buraya açalım ve vatandaş ne düşünürmüş bakalım. Vatandaş diyor ki politikada kesin konuşmak iyi değildir yuvarlak ve geçişli cümlelerle eleştirini yapacaksın. Gün gelir eleştirdiğin eğer "başına ekşirse" o zaman bana daha önceki konuşmanı izah edemezsin. Evet bu sözlerde AKP nin değerli yöneticilerine geliyor. Vatandaş böyle algılamış ne yapalım. Biz sadece bu köşede hislerine tercüman oluyoruz. Sakın yanlış algılanmaya sayın başkan bizde bir söz vardır "elçiye zeval olmaz" diye. Siz daha önce eleştirdiğiniz kişiyi aday yaparsanız bu sözlere de katlanacaksınız.
Diğer yandan; ülkedeki gerek ekonomide, gerekse de iç ve dış siyasette yapılan tutarsız, mesnetsiz siyaset de eleştiri konusu. 5 vekilli bir ilde vatandaş sorguluyor ne yaptınız, neleri hizmet olarak sunabilirsiniz. Geçmiş dönemde tek vekille teşvikler, yatırımlar alınırken, bu dönemde teşvikler kesiliyor, 2009 yatırımında Elazığ da olması gerekenler hiç gündeme alınmıyor, çevre ve komşu illerle kıyaslayınca vatandaş diyor ki, Elazığ ağzıyla "çok herslenmişler" az kaldı aha iki sene sonra yine geleceksiniz. Bu sefer neyin mağduru olacaksınız.
Gerçi politika üretmede çok usta bir lidere sahipsiniz. Bu sizin avantajınız gözüküyor ama lider de bir yere kadar idare eder. Bunu geçmiş siyasetçilerden, liderler den çok gördük ikaz edelim istedim.
Taktir edersiniz ki satırlara yetmez her vatandaşın sözünü yazmak ama genel manada ifade ettiklerini derledim, topladım ve yazdım. Umarım vatandaşlarımız daha çok şeyler söylemiştik, anlatmıştık neden yazmadın demezler. Ama bu serzenişler çoğalırsa elbette ki vesile olmaya çalışırım bu köşeden daha açık ve net ifadelerle.
Şimdilik Mevla ya emanet ediyorum tüm Elazığlıları....