DEPREM VE ÖLÜM...
Öncelikle depremde hayatlarını yitirenlere rahmet, yaralı olanlara şifa ve geride kalanlara da sabır dileyerek başlamak istiyorum. Bu konuda Yüce Allah Ayetlerinde defaten biz kullarına tesviyelerde ve emirlerde bulunmuştur.
“Böylece onları bir sarsıntı tuttu. Arkasından da yurtlarında, diz çökmüş olarak sabahladılar.[ARAF(7)/91]”
Kadere inanır ve rıza gösteririz amenna hatta bu konuda Peygamber efendimiz(s.a.v)’in Cibril hadisi diye bilinen hadiste açıkladığı gibi, kadere imanı iman esasları arasında saymıştır. Bu hadiste geçtiğine göre Cebrail (a.s.) Peygamberimize:
- "İman nedir?" diye sormuş, o da:
- "Allah a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, hayır ve şerriyle kadere inanmandır" cevabını vermiştir (bk. Müslim, "İman", l; Ebu Davud, "Sünnet", 15; İbn Mace, "Mukaddime", 9).
Kadere imanda şüphe olmamalı ama birde tedbirli olma hususu var elbette...
Doğal afetler karşısındaki hata ve ihmalleri, cahillikleri yanlış tevekkül ve kader anlayışı ile geçiştirmek doğru değildir. Kur’ân-ı Kerîm’de “İhtiyatî tedbirinizi alınız” [Nisâ, 4/102] buyrulmaktadır. Bize düşen; yapmamız gereken şeyleri tam olarak yaptıktan sonra Allah’a sığınmaktır. Her doğal afeti mutlak mânâda ilâhî bir cezalandırma olarak değerlendiremeyiz.
Allah(c.c) akıl vermiş, izan vermiş ölçüp tartalım ve hatayı, yanlışı yapmayalım diye. Ama gerek ekonomik şartlar ve gerekse vurdumduymazlık sonucu yitirilen canlar...
Allah rahmetini esirgemesin yitirilen canlardan ve sabrını, tevekkülünü eksik etmesin yakınlarını yitirenlerden...
Çok şeyler yazılır çizilir ama bugün yaşanan deprem sonrası bilinçli bir toplumuyuz? Sorusunun cevabına bakmak gerek...
Yada daha şiddetli bir depremde neler olur?
Deprem bu ülkenin bir gerçeği diye söylenir hep ama nedense bilinç ve tedbir yok...
Hadi köylerde “kerpiç” suçlu!..
Ya şehir merkezinde?
Yetkililer ve etkililer acaba şehir merkezinde yaşanabilecek bir faciada neyi suçlu ilan edecekler çok merak ediyorum...
Fazla değil düzce, bolu depremlerinde o günkü iktidar uygulanma süresi iki yıl olmak kaydıyla birtakım vergiler getirmişti ve millette bu vergilere, başımızla beraber demişlerdi. Oradan gelen kaynakla depremle ilgili girişimler ve tedbirler alınacaktı...
Ama 2002 yılında dönemin maliye bakanı unakıtan bir gazetecinin sorduğu soruya şöyle demişlerdi.
Şuana kadar adı geçen vergilerle yaklaşık on milyar dolar elde edilmiştir ve bunun yaklaşık iki milyar doları bu amaçla kullanılmış, geri kalan kısmı ise İMF borcu ödemelerinde kullanılmıştır deyiverdi. Her zaman yüzünden eksik etmediği o pişkin gülücüklerle...
Bahsi geçen vergi, yani 2002 de kaldırılması gereken vergi hala daha devam etmektedir ama nerede hangi amaçla kullanılmaktadır bir muamma....
Kaba bir hesapla o vergilerin yekünü bugün itibarıyla 45-50 milyar dolar olmuştur diye tahmin ediyorum. peki nerelerde kullanıldı bu paralar? Diye düşünemiyorum...
Çünkü amacı doğal afetlerde mağdur olanları ve olacakları korumak ve mağduriyetlerini gidermek idi....
Şimdi soruyorum yetkililere ve etkililere!...
Millet olarak biz dertlerimizi, acılarımızı paylaşırken; bu paraları kimler nerelerde paylaşıyorlar acaba?
Kimse hakkında zanda bulunmak istemeyiz elbette ama hakkımız olanı aramak ve sormak sanırım insan olmanın gereklerindendir.
Sonuç olarak bilinç ve şuur önce yukarıda başlamalı ve vatandaşa yansımalıdır....
Yüce Mevla’m bir daha böyle bir acı göstermesin...
|