Dün gazi caddesinde yürürken önümde üç-beş tane dershaneden çıkmış genç yürüyorlardı. Birisinin elinde cep telefonu ve diğerlerine gösteriyordu. O sırada grubun içinden bir genç, cep telefonu elinde olan gence telefonun sesini biraz açmasını söylemesiyle beraber insanın beynini dumura uğratan bir küfür sesi geldi ki sormayın. Caddede gelip geçen insanlar ister istemez toplumun ahlak anlayışına aykırı olan bu ses karşısında gençlere tepki gösterdiler. Ne yapıyorsunuz diyerek. Lakayt, hali, giyimi ile farklı olan gruptan bir genç döndü ve o tepki koyanlara yaa küfürbaz haydoyu izliyoruz çizgi film ne var bunda demesiyle tepkinin boyutu değişir gibi oldu. Orda müdahalede bulunan insanlara karşı bir sitem yapıldı ve ben gerçekten o sitem karşısında söyleyecek laf bulamadım....
O sitem neydi gibisinden sorduğunuzu duyar gibiyim...
Evet o sitem; gerek yerel, gerekse de ulusal basına yansıyan bir telefon konuşmasına dayalı idi. Bunu tüm Elazığ ın bildiğini hatta bazı Internet sitelerinde de detaylandırıldığı kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Gerçi bu telefon konuşmalarının muhatapları kendilerince açıklama yapmışlardır ama takdir tabii ki Elazığ kamuoyunundur.
Ben ise bunun farklı bir boyutuna değinmek istiyorum. İster siyasi, isterse teknokrat olsun; yönetici, yönlendirici konumunda olan ve toplumu temsil eden birilerinin iradesi hiçbir zaman toplumla çelişmemelidir. Hani meydanlara inip de sizi temsil edeceğime söz veriyorum diye milletten oy isteyen o insanların şimdiki halini düşünüyorum ve sebep ne olursa olsun böyle bir davranış iradesini kendisinde sergileme lüksünün olmadığı konusunda cennet mekan Şeyh Edebali nin şu ibretlik sözlerine dayanarak karar verebiliyorum
"Avun oğlum avun. Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın, ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin...
Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın..."
Cennet mekan ne güzel ifade etmiş yöneticiyi yada toplumda kanaat önderi olan şahsiyetleri değimli.
Milletin vekilleri öncelikle bayrağımızın anlamını bilmelidir çünkü bayrağın anlamını bilen o küfürleri yapmaz yapamaz. Nedenini özetlemeye çalışalım...
Öncelikle Anadolu adının ANATOLU dan geldiğini tespit edelim. ANATOLU adı ANA SÜTÜ demektir. ANA hilal, DOLU yıldızla gösterilir. AL rengin ifade ettiği millet, bu ANA SÜTÜ nü helal ettirmelidir. Yani AY YILDIZ ı hak etmeli, onun alına, beyazlığına leke sürdürmemelidir. Nerede Ay Yıldız görsek onu Anadolu diye okumak, Anadolu denilen vatanda yaşamayı lekesiz kazanmak Türk Milleti nin varlık gerekçesidir. Bu gerekçenin binasına TÜRK DEVLETİ diyoruz.
İşte tüm bu nedenlerledir ki; netice olarak: İster Anadolu, ister Ana Sütü, ister Ay Yıldız diyelim hepsi birdir. Türk Milleti`ne VATAN ana sütü kadar helal ve kutsaldır. Ana sütü kadar kutsal ALBAYRAĞI vardır ve onun dibinde CENNET vardır. Çünkü ALBAYRAK gönderi ANALARIN AYAĞIDIR. Çünkü: Cennet ANALARIN ayakları altındadır.
O zaman, yönetici yada kendini yetkili gören kişiler, hiçbir zaman analara küfür edemez, etmemelidir, sadece onlar mı; hayır tüm toplumun katmanları...
Neden mi? yukarıda verdiğim tanımlamaya göre değerlendirelim. Son söz ne olur. CENNET ANALARIN AYAKLARININ ALTINDADIR olur değil mi. Her ne sebeple olursa olsun birisinin anasına, namusuna yönelik hakaretler, küfürler edilmemelidir. Milletin efendileri köylülerdir demiştir Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK. Şimdi değerlendirmeleri bu efendiler yeniden yapmalıdır. Nedenleri de bellidir birilerine ananı alda git diyen zihniyetin vekili de; birilerinin analarına mahremlerine küfür etme gafletinde bulunur. Ne diyelim....
Son söz; bir millet eğer ki değerlerine, inançlarına, toplumun ortak paydaşlarına velhasıl millet olma gereklerine sahip çıkamıyorsa o millet; çoktan millet olma özelliğini, değerlerini yitirmiştir.