PAŞALAR VE HAREMOĞLANLARI...
Bir olayı örneklendirmek isteyenler, özellikle geçmişten günümüze uygulamaları ile hep Osmanlıyı model gösterirler.Bazen Osmanlının millet anlayışını, bazen de tebaasına karşı uygulamalarını anlatırlar. Bu durum bugünlerde moda oldu ne hikmetse...
Tarih kürsülerindeki akademisyenler dahi bu kadar Osmanlının uç diyebileceğimiz örneklerini dile getirmezken birileri getirmeye başladı. Haddimi bilirim ama son olaydan sonra bende tarih bilgimle o zata bir şeyler yazayım istedim.
İsmini de verelim de bari tam olsun, alınırsa da alınsın...
Mümtazer Türköne... malum barış elçileri! gelince yine televizyonlarda boy gösterdi muhterem! Hangi kanaldı şuanda hatırlayamıyorum ama acar spikerin sorduğu bir soruya verdiği cevapla geçmişine ihanet eden bu adama koskoca yuh demekten başka bir şey diyemedim...
İzleyenler vardır mutlaka ama izlemeyenler için özetleyelim...
Spiker soruyor; kandilden ve mahmurdan gelenlere uygulanan muameleye bakınca süreç genel affa doğru gidiyor; sizce öcalanda affedilebilir mi?
Beyefendi! Cevaplıyor ve bir örenkle çözümü de söylüyor...
Evet süreç genel bir affa doğru gidiyor ve bu sürecin sorunsuz işlemesi için Osmanlının kendisine isyan edenleri yakaladıktan sonra isyanın başındaki kişiye yaptığını uygulamak gerek diyor...
Ve başlıyor anlatmaya salya sümük...
Osmanlı o isyancı başına paşalık unvanını verir ve uzak bir yerde mecburi ikamet etmesini sağlardı. Hatta yerini bile söyledi bodrumda diye... niye bodrum o ayrı bir muamma! Ama çözülür....
Neyse askere, polise, sivile kurşun sıkanlara ve başlarına aslında ne yapılmalı ve kamuoyunun tepkisine değinmeden tarih bilgimi yazmayı daha uygun buluyorum.
Evet Osmanlı paşaları bir bölgede görevlendirirken, aynı zamanda paşaya hizmetini yapacak kişileri de yanında götürme izni verirdi. Odalığı, uşağı...ne kadar hizmetkarı varsa işte...
Birde bu paşaların harem oğlanları olurdu!...
Malum bölücü başının yakalanmadan önce dağlarda haremi vardı, izlemeyen yoktur hatta video sitelerinde bol bol dönerdi. Hatta Bekir Coşkun’a dahi ilham olmuştu o görüntüler...
Göbeğini kaşıyan adam... diye yazar dururdu...
Malum o dağ eşkıyası paşa olacaksa ( ki ben bunu kendisini teoriysen! gören Türkönenin ifade etmesini mutlaka birilerinin dikkate alacağından emin olduğum için makul görüyorum) alışkanlıklarının da! karşılanması gerektiği konusunda girişimlerde bulunulacağından da eminim...
Sanırım bu fikri ortaya atanın da bu işe gönüllü olmasının gerektiği malumunuzdur...elindeki avucundakileri hizmete sunmalı değil mi...
Yine tekrar ediyorum Tarih kürsüsündeki hocalarımdan özür dileyerek bu konuya girdim ama bu konuyla ilgili bir açıklamayı görmeyince yazma ihtiyacı bende zuhur buldu....
Sözün özü....
sayın! Mümtazer Türköne;
SİZİN paşaya! haremoğlanı da lazımdır ve size bu çok yakışır....
|