23. Bölge Elazığ Eczacı Odası Başkanı Yavuz Tatar, 1 Ekimden itibaren vatandaşın sağlık ocakları ve aile hekimliği muayenehanelerinde 2, kamu hastanelerinde 8 TL muayene ücreti ödemek zorunda kalacak olmasıyla birlikte, yurttaşların vergileri ve işçilerin maaşlarından kesilen primlerle yapılan hastanelerde ücretsiz muayene olma hakkının gasbedildiğini savundu.
Tatar, yaptığı yazılı açıklamada, kamu çalışanlarına yüzde 8.7, BAĞKUR emeklisine aylık 5 TL, diğer emeklilere ilk altı ay için yüzde 3.83 zam yapıldığını anımsatarak, bu zamların sadece hastane muayene ücreti ile geri alındığını kaydetti.
Yeşil kart sahiplerinde durumun daha da ciddi olduğunu ifade eden Yavuz Tatar, şunları ifade etti:
''Bu insanların aylık geliri 150 TL'den daha azdır. Şimdi ise aynı insanlardan aile hekimi muayenehanesi ve sağlık ocağına gitmeleri halinde her muayene için 2 TL, hastaneye gitmeleri halinde de her müracaatlarında 8 TL muayene ücreti alınacaktır. Muayene ücretinin yanı sıra reçetedeki ilacın tutarına göre ödeyecekleri katılım payı ve diğer harcamalarla yoksul vatandaşlar için sağlık hizmeti artık ulaşılamaz hale getirilmiştir. Bu yeni düzenlemelerle yurttaşların vergileri ve işçilerin maaşlarından kesilen primlerle yapılan hastanelerde ücretsiz muayene olma hakkı gasbedilmektedir. Özel sağlık kuruluşlarını yaygınlaştırarak sağlık hizmet kalitesini özelleştirirken, 15 TL gibi fahiş bir rakamla insanların sağlık hizmeti almalarının önüne parasal bir engel konmuştur.''
-SOSYAL DEVLET-
Yapılan bu son düzenlemelerin bu güne kadar savunulan ve desteklenen sosyal devlet anlayışına ters düştüğünü kaydeden Tatar, şunları bildirdi:
''Yeni düzenleme 'Biz sağlık alanından çekiliyoruz. Artık paranız varsa kendi başınıza sağlık hizmeti alabilirsiniz' demektedir. Oysa 1948'de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 25. maddesinde sağlık bir hak olarak tanımlanmakta, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. maddesinde ''Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir'' denilmekte ve bu görevi devlete vermektedir. Açıktır ki bu yeni düzenlemeler, Anayasal hak olan yaşam ve sağlık hizmeti alma hakkının zorlaştırılmasıdır. Siyasilerimizin ve yetkililerin bu yanlış uygulamanın bir an önce düzeltilmesi için gerekli girişimlerde bulunmasını umuyoruz.''