Elazığ Haber
Şuan Sitemizde 98 kişi var

DİL YUVARLAK DEĞİL...

Nurhat HALİSDEMİR
Yazara Ait Tüm Yazılar
DİL YUVARLAK DEĞİL...

Eskiler; “Dilin kemiği yok” demişler. Yok gerçekten, siz koskoca reis olun, bir şehrin en sözü geçen adamı olun ama dilinize sahip çıkamayın. Olacak şey değil. Eğilip bükülmüyor bu dil. İnsan tutamıyor kendini, engel olamıyor galiba... Yoksa koskoca reis, durduk yerde halka başta söz verip inanmalarını sağlayacak, daha sonra ise söylediğinin, vaat ettiğinin tersini yapacak.
Olacak iş değil...
Aslında birilerine derdini, isteklerini anlatanların, hatta konumu itibarıyla kitleleri arkasından sürükleyenlerin dillerine dikkat etmesi gerek değil mi? yoksa sıkıntı oluyor..
Sanırım tüm konuşmalarının, hatta özel konuşmalarının da, bir ön denetimden geçirilmesi şart galiba. Yoksa bu insanlar anlık bir şekilde dillerinin ucuna gelen her sözü söylediklerinde geri dönülmez yollara girmiş oluveriyorlar. Gün geliyor birisi "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" diyor, birisi bu “ülkenin bayrağına bez parçası” diyor ve insanlar inciniyor, değerleri zedeleniyor. Sonra bir özür polemiği başlayıveriyor arkadan. Yok özür dilerdi, dileyecekti, dilemezdi, dilemişti...
Aslında birazda gündemi değiştirme sanatının en önemli figüranının dil olması nedeniyle kasıtlı kullanılıyor bu durum...
Ama kemiği olmayan dil nasıl ağızda rahatça kıvrılabiliyorsa, zaman geliyor bu durum insanların hayat tarzı da olabiliyor. Dikkat etmek gerek değil mi...
Yiğit namıyla anılır derler. Mesela; deli dumrul, arap celal gibi...
Söz verip de sözünden dönenlere en hafif tabiriyle dönek derler. O döneklikte o kişinin namı olur vesselam...
Siyaset; bol zikzaklı bir manevra alanı diye de tanımlanabilir. Ünlü bir siyasetçimizin meşhur deyimiyle “dün dündür” anlayışı da bunun bir sonucudur ve maalesef ülkemizde daha çok rağbet görmektedir. Bu anlayışı hakim irade kılanda biraz vatandaşın yaklaşımıdır. Haliyle meydanı boş bulan birileri de bunu istismar edebiliyor.
Sanırım arif’e tarif gerekmez derdimi anlatabilmişimdir diye düşünüyorum.
Yok yok bizim vatandaşımız söylenenleri, vaat edilenleri çabuk unutuyor. O yüzden ben yine de yazayım.
Öncelikle denilen bir söz vardı. “Her şey Elazığ ve Elazığlı için” peki bu yuvarlak cümleden ne anlamışız biz vatandaş olarak, bunun yanında bu sözü sarf edenlerin amacı neymiş birde buna bakmak gerek.
Öncelikle vatandaş cephesinden değerlendirilirse eğer akla gelen birkaç tanesini yazalım.
Yaşanabilir, kaliteli bir şehir; sorunları asgariye indirgenmiş bir belediyecilik, yaş ve cinsiyete göre her türlü sosyal ve kültürel etkinliğin sağlandığı bir ortam, yeşil alan ve temiz çevre, köhne yapılanmadan arındırılmış modern bir şehir görüntüsü...bu daha uzar gider.
Peki o vaatte bulunanların asıl düşüncesi neymiş?
Sanırım bunu en güzel ifade eden cümlede yine bir atasözümüz olur.
“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” yolsuzluk, iltimas, taraflı yönetim, eşit dağıtılmayan hizmetler, şaibe...buda uzar gider.
Sözün özü...
İnsanların sulietleri zaman gelir unutulur ama unutulmayan iki şey vardır.
Biri sözü, diğeri de yaptıkları...
Ve bunlar o kişinin namını belirler.
2010-04-07
Bu yazı  1042  kere okundu

YORUMLAR

SON YAZILARI

Değersizleştirme ve sulandırma... irade, seviye ve kimlik... Doktor teşhisi koymuş! Devletin itibarı ve sorumluluk… Sarıkamış ve Prof.Dr. Bingür Sönmez… Dostum olanlar çeperin ardından söylemez… Mecliste Elazığ konuşuluyor… Yitik adamın yitik zamanı… Bir çınarın dalları değil miydik? Şu türkülerde olmazsa!

KÖŞE YAZARLARI

Elazığ Bölümü

ELAZIĞ KÜLTÜRÜ ELAZIĞ YEMEKLERİ ELAZIĞ HALK OYUNLARI ELAZIĞ TÜRKÜLERİ ELAZIĞ RESİMLERİ ESKİ ELAZIĞ RESİMLERİ

HABER YORUMLARI

Elazığda medya İŞİNİ SAĞLAM YAPANA..DEMİŞLER.. Menfaat neler Söyletmezki HELVACI AİLESİ ve ACILAR Doğru yapıyor

Anketler

Elazığ Hava Durumu

Gunluk Gazeteler