Elazığ Haber
Şuan Sitemizde 112 kişi var

ŞİİR, ŞAİR VE AYDIN

Nurhat HALİSDEMİR
Yazara Ait Tüm Yazılar
ŞİİR, ŞAİR VE AYDIN

Vatan deyince, bayrak deyince, iman deyince akla ilk gelen şairlerden biriside Arif Nihat ASYA...
yeni neslin sorumluluklarının ve değerlerinin yitirilmesine sitem eden bir şaheser; özellikle 12 Eylül sonrası uygulanan “değişim” senaryolarının meyvesini vermeye başladığı dönemleri yansıtıyor değilmi...

BAYRAK şiirinin şairi kim diye sorsan kaçı bilir ki? Yada bayrak şiirini okudunuz mu? denilse...
Feraset sahibi olanlar durumdan sonuç çıkarmasını iyi bilirler.
Sistemli bir yıkımın sonuçlarını gören Arif Nihat ASYA’da bu endişelerini TANRIYA SESLENİŞ dizelerinde dile getirmiş.

Elsizlere el,dilsizlere dil ver yeniden,
Lütfet,bize bin şanlı nesil ver yeniden,
Dünyayı alıp avcuna bir gün Tanrım,
Avcunda bu dünyaya şekil ver yeniden.

Günü kurtarmanın derdiyle siyaset yapanlar, işgal ettikleri koltukların hakkını vermeyen bürokratlar, gözlerinin nuru çocuklarına vatan, bayrak, iman, ve KUR’AN sevgisini vermeyen ana, babalar geleceğimizi hiç düşündünüz mü?

ve şair ne güzel demiş:

“Yoksa bu sayfada Oğuz
Yoksa bu sayfada Yavuz
Biz de yokuz biz de yokuz”

tarihin sayfalarına mührünü vuranların torunları eğer layık olamıyorsa atalarına bu işte bir sıkıntı var demektir.
“Şehitler kervanının” yükünün ağırlığını taşıyabilmenin erdemine varamayanlar...
yada “hayatlarının baharında şüheda bir nesil’e” layık olabilmenin derdini taşıyamayanlar... kayıp nesildir!..
bilinçli bir nesli inşa etmek elbetteki aileden başlar ama o gençliği işleyecek olan milli eğitim sistemidir. Çanakkale ruhunu yeşertmek ve devam ettirmek zorundayız millet olarak.
“Teknolojinin inanç’a” yenildiği bir savaşı tarih bir daha yazamaz. Bu tarihi karşılıksız sevmenin ne demek olduğunu bilen Büyük Türk Milletinin evlatları yazmışlardır ve bu Milletin temel değerlerinin üstünlüğü düşmanlarını hep korkutmuştur.

Son olarak yine Arif Nihat ASYA’nın içinde fırtınalar koparan ve sitemlerini bir yerlere iletmek için dile getirdiği AĞIT’ını birkez daha hissederek okuyalım lütfen....

AĞIT....
Ağlayın, parmakları nur
Sularından kınalı kızlarım
Ağlasın Meraga göklerinden
Meraga ya bakıp yıldızlarım

Yollara Kürşadlar uzanmış ölü
Ağlasın Akülke, ağlasın Sütgölü
Yiğitlerim uyur gurbet ellerde
Kimi Semerkant ta bekler beni
Kimi Caber de

Caber yok, Tiyanşan yok, Aral yok
Ben nasıl varım?
Ağla ey Tanrı dağlarıdan
İndirilmiş Tanrım

Şu yakın suların
Kolu neden bükülmez
Fırat niçin, Dicle niçin, Aras niçin
Benden doğar, bana dökülmez?

Ben ki ataeşle konuşurdum.selle konuşurdum
İdil le Tuna yla Nil le konuşurdum
"Sangaryos"u "Sakarya" yapan
"İkonyom"u "Konya" yapan
Dille konuşurdum



2010-02-28
Bu yazı  1083  kere okundu

YORUMLAR

mikail şimşek 2010-03-02
Teşekkürler
Sağolun hocam bi yönünüzü daha takdir ettim elinize sağlık.
abdurrahman kızgın 2010-03-02
teşekkür
DAĞLAR
Çekmece'den Maltepe'den ileri
Gitmemiş Sâdâbâd çelebileri
Alem tepesine Alemdağ derler...
Böyle bilmiş böyle yazmış eserler.

Dağlar var karanlık, dağlar var beyaz.
Korka korka eteğinden öper yaz;
Ağrıdağ, Babadağ, Gâvurdağ, Ilgaz
Kubbelerdir...dolaşır, aşılmaz.

Tendürük'te, Kop'ta Palandöken'de
Kurtların payı var gelip geçende...
Ki alırlar vermek istemesen de!

Dağlar var, tahtından inmeyen sultan
Dağlar var, yapılmış bundan, buluttan...
Dağlar var ki Bingöl, Binboğa, Süphan,

Medetsiz'ler, Mor'lar, Nur'lar, Yıldız'lar;
Karalar, Kızıllar, Bozlar, yağızlar...
Karla dolar 'İmdat' diyen ağızlar;
Yollar kesen, haraç alan dağlar var.

Bolkarda çamların sakızı damlar...
Ve bir yıldız düşer, tutuşur çamlar...
Bir kızıl şehrâyin olur akşamlar...
Tacı olan, tahtı olan dağlar var.

Tüter Sarıçiçek, burcu burcudur,
Akşamlar ya mor, ya turuncudur.
Ve kışın dünyanın öbür ucudur...

Sarkarken Cudinin karları dal dal
Bağdaş kuradursun yollara Karhal!
'Ferman padişahın, dağlar bizimdir;'
Dedi yerde bir kurt, gökte bir kartal.

Dönmez misiniz ey yolda kalanlar;
Yolcular, garipler, garip çobanlar;
Allahüekberde tekbir alanlar?
Ovalar, konaklar, yollar aşırı
Birbirini selamlayan dağlar var.

Dağlar var, batının yangınında kor...
Dağlar var; adları Nemrut, Balahor...
Kayışdağ kim, alemdağ kim oluyor?

Lakin ufukları görünce yoksul
Dağ yerine kubbe yapmış İstanbul;
Kurşun şamdanlarda mumlar fildişi...
Ki pırıltıları sularda pul pul.
Arif Nihat ASYA
değerli hocam çoktandır hocanın şiirlerini okumuyordum. sayende bir kaç şiirini okuyup duygulandım. yayınladığın için sonsuz teşekkürler.

SON YAZILARI

Değersizleştirme ve sulandırma... irade, seviye ve kimlik... Doktor teşhisi koymuş! Devletin itibarı ve sorumluluk… Sarıkamış ve Prof.Dr. Bingür Sönmez… Dostum olanlar çeperin ardından söylemez… Mecliste Elazığ konuşuluyor… Yitik adamın yitik zamanı… Bir çınarın dalları değil miydik? Şu türkülerde olmazsa!

KÖŞE YAZARLARI

Elazığ Bölümü

ELAZIĞ KÜLTÜRÜ ELAZIĞ YEMEKLERİ ELAZIĞ HALK OYUNLARI ELAZIĞ TÜRKÜLERİ ELAZIĞ RESİMLERİ ESKİ ELAZIĞ RESİMLERİ

HABER YORUMLARI

Elazığda medya İŞİNİ SAĞLAM YAPANA..DEMİŞLER.. Menfaat neler Söyletmezki HELVACI AİLESİ ve ACILAR Doğru yapıyor

Anketler

Elazığ Hava Durumu

Gunluk Gazeteler