KALİTE VE SEVİYE
Toplumların gelişmişliği bir bakıma kaliteli ve seviyeli insanların çokluğuyla değerlendirilebilir.
Kaliteli olmalı insanoğlu, her ne olursa olsun kaliteli olmalı. Ülkesine, Milletine, çevresine faydalı olmak istiyorsa bu kesinlikle şarttır.
Çevreme bakıyorum da, çok olmamakla birlikte kaliteli insanlarla karşılaşınca ümitlerim artıyor.
Ailede başlamalı kalite, öğretmenden önce...Kaliteli dedeler,nineler, anneler, babalar
hatta; teyzeler, halalar, dayılar amcalar olmalı her evde.
Bunun yanında toplumun seviyesini yükseltmek için eğitimcilerin de kaliteli olması şarttır. Kaliteli eğitimciler görünce, tamam diyorum geleceğe güvenle bakabiliriz.
Kaliteli bir eğitim süreci ve yaşam... Kaliteli yaşamın sonunda sorgusuz sualsiz inandığım Allahın adaleti...
Geçenlerde sabahın şafağında sokağı süpüren bir çöpçü gördüm, işini öyle zevk alarak yapıyordu ki, zannettim kendi evini süpürüyor. İşte dedim kaliteli bir çöpçü... Selam verdim sevincimin sebebi olan sadakatine ve samimiyetine...
Geçenlerde televizyonda izledim. Çalıştığı kurumun yöneticisi olan bir zat hatıratlarını anlatırken hak, hukuk ve adaletten bahsederken yaşadığı bir olayı anlatıyordu.
Bir gün öncesi tartıştığı memurunun sicil raporunu doldururken yüksek puan vermesine yardımcısının çok şaşırdığını anlatıyordu. Ama ifadesi çok güzeldi ’Yiğidi öldür, hakkını yeme’ deyivermiş yardımcısına...
Her ne olursa olsun adaleti ve hakkı kendisine rehber edinmiş bir yönetici...Benliğini yok etmiş kaliteli bir yönetici idi benim için. Elleri öpülesi hem de..
Sırtına yedi yaşlarındaki çocuğunu almış, iki büklüm ilerleyen bir anne...
Zaman zaman karşılaşırız Anadolulun yitik sokaklarında yada televizyon ekranlarında sırtında çocuğunu taşıyan annelere, ninelere...
Ve sorgularız içimizden ’Taşı bakalım, sen yaşlanınca o seni taşıyacak mı.’ diye. Bu soruyu o annelere, ninelere sorsak nasıl cevap alırız düşündünüz mü hiç?
Anne kaliteliyse eğer, nasıl yanıt verir sizce? ’Bir gün beni taşısın diye taşımıyorum yavrumu.
Dünyaya ben getirdim onu, o beni değil. Beklentisiz taşımak boynumun borcu.’ Evet işte kalite kokan bir anne. Ayağının altı öpülesi değil midir o anneler, o annelerin ayaklarının altına bakmalıyız, belki cenneti görürüz diye.
Vatanı, bayrağı, dini, imanı için oğluna kına yakıp gönderen anaları babaları düşünün. Ne büyük bir fedakarlıktır değil mi..
Gözünden esirgediği yavrusunu kurban ediyor İsmail misali... evet işte vatanını karşılıksız sevebilme erdemi. Asil bir davranış, duruş...
Beş vakit okunan ezanın hemen ardından, sessiz sedasız abdestini alıp secdeye duran bir dindar düşünün. Hoşgörülü, insanlara saygılı, çevreci, hayvansever, insanlar arası gönül bağını güçlendirmek için çabalayan. İşte kaliteli bir dindar...
Sokakta, okulda, kavga eden iki cahili ayırmak için araya giren ve nasihat eden, onlardan biraz büyük birini düşünün...
Alnında öpülesi kaliteli bir ağabeydir değil mi...
Yada sokakları bilinçsiz ve sorumsuzca çöplük haline getirenleri kınamadan ayıplamadan eğilmiş yerden başkalarının attığı ,kağıt parçalarını toplayıp, çöp kutusuna atan vatandaşı düşünün...
Kaliteli, seviyeli ve sorumluluk sahibi bir vatandaş değil mi... elleri değil ayakları öpülesi bir vatandaş...
Velhasıl bu ülkeyi, bu toprakları vatan yapmak için hesapsızca davrananları düşünün ve sorumluluklarımızın ne çok olduğunu tasavvur edin biraz..
Şehitlerimizin kemiklerinin sızlamaması için kaliteli olmak zorundayız.
Ben çocuklarıma her gün nasihat ederim ve anlatırım . Kalite ve seviye çok bulaşıcıdır. Sakın bulunduğun yerde ’Benim yaptıklarımla iş bitmez’ deme. Küçücükte olsa bir kaliteli hareket et.
Et de, gör çevrende nasıl artar kalite...
|