EĞER VE KEŞKE...
Bu iki söz o kadar tehlikelidir ki kullanılmasını iki cihan sultanı peygamber efendimiz(s.a.v) ümmetine yasaklamıştı...
Mevlana hazretleri mesnevisinde bu konuya değinirken “tek gözlü şeytan olma; geçmişini de gör, geleceğini de buyurmuşlardır ve “ eğer’lerle keşke’lerle” ömrünü tüketenleri de hayvanlarla eş tutmuşlardır.
“Tarih şuuru, birlikte yaşama erdemi ve itikat” eksikliği olanlar geçmişe bir bakmalı değil mi...
Geçmişte yaşanan olaylardan ders çıkartmayanlar, gelecekle ilgili bir karar alamazlar, çünkü ferasetleri kapanmıştır. Geçmişteki olayları sorgulamayanlar, gelecekte yaşayacakları olaylar hakkında bilgi sahibi olamazlar, bu yüzünden de karamsarlığa düşen insanlar güruhuyuzdur ve bugünkü duruma düşmemizin sebebi de ders almamak yüzündendir geçmişte yaşanan musibetlerden değil mi...
Şöyle bir gezinin ve insanlara bir dokunun eminim ki bin ahhh işiteceksiniz...
Ve başlar anlatmaya...
-keşke fark edebilseydim yada eğer görebilseydim- diye başlar ilk sözler.
Arkasından da devam eder...
-ama eşek kafam iki tane süslü söze kandım. Kimsede uyarmadı...diye uzar gider ve en sonunda ekler
-eeee ne demiş büyüklerimiz “bir musibet bin nasihatten iyidir” diye...
bu sözün arkasına bir şeyler söylenir ama ben kullanmamayı tercih ettim, anlayan anlamıştır sanırım...
böyle bir mizansenle neden başladım söze...
Malum gündemdeki konular yüzünden elbette...bir dokun bin ah işit emeklinin durumu, memurun, esnafın hali. Sayın başbakan; iki gün önceden bakanlarının ve parti sözcülerinin televizyon ekranlarından “başbakanımız emekliye müjdeli haber vereceklerdir” sözlerine pek bir umut bağladılar. Umut garibanın ekmeğidir- ne yapsınlar ama sonu hüsran...
Zaten mevsim şartlarından dolayı maaş kuyruklarında! buz kesen emeklilerimizin açıklanan maaş farklarıyla kanları dondu ve kara kara düşünmeyi bırakın; başladılar biz nerde hata yaptık, keşke emekli olmasaydık! demeye...
Kendileri gibi emekli olan diğer ülkelerin insanları bırakın yurtiçi gezileri, turları turist olarak başka ülkeleri ziyaret ediyor ama benim emeklim televizyon ekranlarında sitem ediyor..
Bu yaşıma geldim bir uçakla seyahat edemedim; bırakın gezilere, turlara katılmayı nerdeyse kendi evimin yolunu şaşırıyorum bakkaldan, manavdan kaçarken...
Yok artık gerisini yazmaya sinirlerim elvermiyor ve sadece korku, kaos ortamı yaratarak insanları susturmayı bir marifet gibi sergileyenlere karşı koca bir yuhhh çekerek bitirmek istiyorum.
Benim vicdanım daha fazla mizansene elvermedi ne yapayım...
Ama vicdanını yitirenlere karşı iki çift lafım var
Gün ola harman ola
Yada
Ne ekersen onu biçersin....
|