Elazığ Haber
Şuan Sitemizde 111 kişi var

SOSYAL DEVLET....

Nurhat HALİSDEMİR
Yazara Ait Tüm Yazılar
SOSYAL DEVLET....

Beğenelim beğenmeyelim, yada en şiddetli şekilde ret edelim lakin bir gerçek var ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğundan beri zaman zaman sekteye uğrayan demokrasinin normalleşmesinden sonra ağır aksakta olsa da; Devlet olmanın gereği olan Anayasalar hazırlanmıştır.

1982 Anayasasında;
1. Madde olarak Türkiye Devletinin Bir Cumhuriyet olduğu ve akabinde de Cumhuriyetin nitelikleri madde madde sıralanmıştır.
2. Madde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.” der.
5. Madde de ise;
Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanin maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
Akabinde de diğer maddeler sıralanır gider. Dikkat edilirse Anayasanın temelinde Sosyal Devlet ve Demokrasi vurgusu ağır basmaktadır.
Peki sosyal devlet’in anlamını Dünyada gelişmiş ülkeler nasıl algılamış...
Sosyal devletin temel amacı herkese insan onuruna yaraşan asgari bir yaşam düzeyi sağlamaktır. Eğer devlet kendini sosyal devlet olarak tanımlıyorsa şu hakları da vatandaşlarına sağlamalıdır:

a.Çalışma hakkı
b.Adil ücret hakkı
c.Sosyal güvenlik hakkı
d.Konut hakkı
e.Sağlık hakkı
f.Eğitim hakkı

Şimdi sormak gerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti eğer Sosyal bir Devlet ise her bireyin okuma hakkı, sosyal güvenlik hakkı, sağlık hakkı karşılıksız karşılanıyor mu?
Adil ücret hakkından, konut hakkından ve hatta çalışma hakkından vazgeçtim...

2007 de başlayıp 2008 ve 2009 da hız kazanan kriz sonrası başta ABD olmak üzere bütün devletler krizin etkisini azaltmak adına belli kalemlerde kısıtlamaya gitmiş ve ağır vergilerle vatandaşını canından bezdirmiştir. Daha sonra sosyal patlama olmaması adına kepçeyle topladıklarını bir tutam olarak vatandaşına geri vermiş ve toplum psikolojisinin gereği olarak suni bir rahatlama sağlamıştır(Özel Tüketim Vergilerinde yapılan indirim gibi).

Elbette krizler olacaktır ve bu durumdan etkilenmemek adına devletler vatandaşlarından belli bir süre bazı kalemlerde kısıtlamaya hatta yeni vergiler getirerek yastık altı birikimlerini vermelerini! isterler.
Vatandaşlar; düşüp kalkmayan bir Allah eyvallah der bu duruma..
Ama devlet baba eşit bir vergi dağıtımı yapmalı değil mi! Yani çok kazanandan çok, az kazanandan az almalı, çünkü aynı zamanda devlet adaleti de sağlamalıdır!

Sosyal güvenlik hakkı, yıllarca devletine hizmet etmiş ve zamanı gelince de emeklilik hakkını kazanmış, ömrünün geri kalan zamanında ise emekliliğinin keyfini çıkartmayı hedeflemiş bireylerin hakkını korumaktır. Peki öyle mi?
Ülkemden manzaraları zaman zaman izleriz ve banka kuyruklarında hayatını yitirenleri, ağlayarak ben devletime hizmet ettim bu muameleye neden maruz kalıyorum diye serzenişte bulunanları ve daha birçok vaka..

Sağlık hakkı; parayla satılamaz. Zaten çalışırken vatandaştan sağlık giderleri gibi bir çok kalem ile maaşından kesinti yapıyor. Bu kesintiler; emekli olduğunda devlet sana bakacak hem de karşılıksız! güvencesidir. Peki yeni sağlık yasasında ne var...
Hastaneye giden emekliden, memurdan velhasıl tüm vatandaşından 8; 12; 15 TL gibi ücretler alınması var...

Okuma hakkı evrenseldir! denir ve devlet okumak isteyen vatandaşına bu hakkı sağlamakla mükelleftir! Öylemidir.. bu soruların cevabını değerli okuyucuların taktirine bırakalım en iyisi mi...
Bir dokun bin ah işit, bizimkisi de öyle oldu.
Açılımları; milletinin refahına, huzuruna ve gelişmesine yapan elleri öperim...
2009-11-09
Bu yazı  843  kere okundu

YORUMLAR

SON YAZILARI

Değersizleştirme ve sulandırma... irade, seviye ve kimlik... Doktor teşhisi koymuş! Devletin itibarı ve sorumluluk… Sarıkamış ve Prof.Dr. Bingür Sönmez… Dostum olanlar çeperin ardından söylemez… Mecliste Elazığ konuşuluyor… Yitik adamın yitik zamanı… Bir çınarın dalları değil miydik? Şu türkülerde olmazsa!

KÖŞE YAZARLARI

Elazığ Bölümü

ELAZIĞ KÜLTÜRÜ ELAZIĞ YEMEKLERİ ELAZIĞ HALK OYUNLARI ELAZIĞ TÜRKÜLERİ ELAZIĞ RESİMLERİ ESKİ ELAZIĞ RESİMLERİ

HABER YORUMLARI

Elazığda medya İŞİNİ SAĞLAM YAPANA..DEMİŞLER.. Menfaat neler Söyletmezki HELVACI AİLESİ ve ACILAR Doğru yapıyor

Anketler

Elazığ Hava Durumu

Gunluk Gazeteler