SÖYLESEM TESİRİ YOK....
Ne haldeydi kim bilebilir Fuzuli bu sözü söylerken… Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil. Ahh bu halet-i ruhiye, bu halet-i ruhiye. Ne yapacağını bilemez insan. Söylemek ister, söyleyeceklerinin, cümlelerin sihrine kapılır gider. Yada söylediklerinin toplumsal hezeyana yol açabileceğini düşünüp de lanet olsun deyip yutkunur.
Bazen yutkunmak iyidir çünkü olabilecek birçok kötü olayları bertaraf etmede en etkili araçtır ama bazen de yutkunmak yada söylenmesi gerekenleri dillendirmemek yaşadığı topluma ihanettir.
Ben bu çelişkiyi yaşamak istemiyorum ve söylemeyi yeğliyorum tesiri olur mu, olmaz mı hiçte umurumda değil hani...
Milli Marşımızın Milli Şairi ne güzel demiş şu dizelerle...
Zulmü alkışlayamam, zâlimi aslâ sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım…
-Boğamazsın ki !
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir, belki, fakat çekmeye gelmez boyunum.
Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim.
Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.
Zâlimin hasmıyım amma severim mazlûmu…
Evet bu şiiri ağzı olan okuyor ama yüklediği anlam samimi değil...zalim kim, mazlum kim;soysuz kim, soylu kim...daha bir sürü soru sıralanır gider...
Evet söyleyeceklerimi ben bir çırpıda deyivereyim de rahatlayayım, hani dedik ya tesiri olur mu diye...göreceğiz, bakacağız.
Hani başımızda bir illet gibi duran terörü bitirmek adına toplumun dinamizmlerinin altına dünyada keşfedilememiş bombadan daha etkili bir nifak sokan ve tesiri ancak yüzyıllar sonra izale edilebilecek bir “alçılım”dan bahsedeceğiz.
Son olaylardan başlayarak geçmişe doğru gitmekte fayda var sanırım sözlerimin daha tesirli olması için...
Hani mahmur ve kandilden gelen bir grup var ya barış elçileri, hani cumhuriyet savcılarını kullandıkları sözlerden ötürü zor durumda bırakan elçiler...
Hani o barış elçileri için bir gecede suçsuzmuşsunuz, aslında yıllarınızı boşuna adaletten kaçarak heba etmişsiniz; yanlış yapanlar ve sizleri mağdur edenler asıl bu devletin kanun koyucuları ve uygulayıcılarıdır, siz zaten devletin kurumlarına karşı bir fiiliyatta da bulunmamışsınız! Ne askere, polise ne de öğretmene, sivil vatandaşa silah sıkmamış, mağdur etmemişsiniz. Sizler aslında düşüncenizi eyleme de geçirmemişsiniz! Ve eyleme geçmeyen düşünceler suç kapsamında olamaz....daha bir sürü mazereti var bu açılımcıların özür dilemeleri için dağdan şehre inenlerden...
Adamlar dağdan iner inmez yaptıkları ilk iş! Türkiye Cumhuriyetinin yaşama ve varolma temsili olan “ALKIRMIZILI AYYILDIZLI” bayrağını da ellerine alarak! konvoy yaptılar, daha ne istiyorsunuz. Hatta bu ülkenin kurucusu olan Atatürk’ün ismini, resmini ellerinden, dillerinden düşürmediler! Arada bir çatlak sesler çıkacak hatta fanatiklerin takım bayraklarını konvoylarda sallar gibi o salladıkları bez parçaları da birliğimize, beraberliğimize kastetmek amaçlı değildir. Hani her takımın bir başkanı vardır ya ve o fanatikler başkanlarının yaptığı her işi taktir eder ve salya sümük bağırırlar çok yaşa başkan diye...onlar bunu yaptılar çok masumane bir tavırla...
İşte o dağdan inenlerle fanatik taraftarlar arasında hiç fark yok. Bunun aksini iddia edenlerde bu ülkenin kalkınmasına, büyümesine ve hatta bölgede süper güç olmasına engel olmak isteyen müptezeller, vatan hainleridir... onların gözleri görmez çünkü onlar kördürler ve onların dilleri söyleyemez, kulakları da duymaz ...iyi olanı ve olacakları göremezler kalpleri de kararmıştır onların değil mi!...
Ankara da protesto etmek amaçlı bir gazi valiliğe gitmek istiyor...sanki bu ülke için, bayrak için gözlerini, ayaklarını bir tek o vermişçesine...hatta devletin verdiği o övünç madalyasını valiye vermek istemesi bile hiçte önemli değil. Şehit yakınlarının feryadı ,figanı da öyle...bugünü bayram ilan etmek gerekiyor bence...sayın! yetkililere bunu biran önce iletmek gerek hizmette kusur olmamalı değil mi...
Sağ olsun belediyeler, verdiğimiz vergilerle, hizmetleri ayaklarımıza kadar getiren o önemli şahsiyetler karşılama törenlerinde bayağı efor harcadılar da kanımca yeterli değil...TBMM de bu dağdan inenleri görmek gerek, öyle sıradan vatandaşların giriş-çıkış yaptığı kapıdan değil...VIP olmalı bu dağdan gelenlerin meclise girmeleri...nede olsa yıllarca bu ülke için çabaladılar, kan döktüler değil mi...
Vallahi söyledim de içim rahat etti...Yoksa eksik kalacaktı zannımca!
Bu ülkede kriz miriz de yok! Söyleyenler zinhar yalan söylüyor. İntihar edenler, işsizlikten ekonomik krizden ailelerinin yanlarına taşınanlar bu ülkenin insanı değiller. Onlar uzaylılar uzaylı...hatta onlara insan demek bile hatadır...
Yazacak çok şey var ama öyle uzun uzun yazıp ta ahkam kesmeye gerek yok...
Anlayan anlar...söyledim söyleyeceklerimi ve rahatım.
|