Elazığ Haber
Şuan Sitemizde 99 kişi var

18. HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI VE AHMET YESEVİ

Hadi ÖNAL
Yazara Ait Tüm Yazılar
18. HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI VE AHMET YESEVİ

 Aynı kökün, aynı tarihin aynı kültürün ve aynı dilin mensuplarını bir araya getiren; Türk edebiyatının, Türk sanatının kısacası Türk kültürünün gelişmesine, yücelmesine ve yükselmesine hizmet eden Uluslararası Hazar Şiir Akşamları, her yıl Türk’ün fikir ve gönül dünyasında bayraklaşan birinin hatırasına düzenlenmektedir.

Bu yıl, 18.Uluslararası Hazar Şiir Akşamları; ruhlara diktiği hoşgörü fidelerinin boylanması, dal budak vermesi ile insanları ve ülkeleri manen fetheden, Anadolu coğrafyasının da manevi fatihi olan Ahmet Yesevi adına düzenlendi.

Kimdir bu veli? Kimdir bin yıllara hükmü geçen manevi lider? Yetiştirdiği insanlarla insanı kucaklayan ona eşref-i mahlûkat olduğunu hatırlatan bu yüce insan kim? Gelin isterseniz bu mana devini birlikte tanımaya çalışalım.

Asıl adı Ahmet bin İbrahim bin İlyas Yesevi olan, Türkistan’ın yetiştirdiği büyük veli Pir-i Sultan Ahmet Yesevi’nin nesebi Hz. Ali’nin oğlu Muhammet bin Hanefiye dayanır. Ahmet Yesevi, küçük yaşta babasını ve annesini kaybeder. İlk hocası Yesi şehrinde Arslan Baba’dır. Arslan Baba’nın ölümü üzerine Buhara’ya ve bilahare Semerkan’ta giden Ahmet Yesevi, Ehli Sünnet âlimlerinden Yusuf Hamedani ‘den manevi ilim dersleri alır. Ahmet Yesevi’nin aldığı bu manevi gıda onun bir ömür insanlara doğru yolu göstermesine vesile olur.

Ahmet Yesevi’nin yaşadığı tarihlerde Buhara, devrin en büyük ilim merkezlerinden birisidir. Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen öğrenciler bu ilim ve irfan şehrinde ilim öğrenirler. Ahmet Yesevi de Buhara da bir müddet öğrencilere ders verir. Şöhreti kısa zamanda Maveraünnehir, Horasan ve Harzem dolaylarına yayılır. Zahiri ve batını bütün ilimlerde derinliği olan Ahmet Yesevi’nin Hızır Aleyhisselam ile görüşüp sohbet ettiği söylenir. Geçimini alın teri dökerek yaptığı tahta kaşık ve kepçe yapıp satmakla sağlayan Ahmet Yesevi, ibadet ve zikirden arta kalan zamanını da öğrencilerine ayırır. Onları zahiri ve batini ilimle bezer.

Ahmet Yesevi, yetiştirdiği öğrencilerinin her birini ayrı bir ülkeye göndermek suretiyle İslamiyet’in doğru öğretilip yayılmasını sağlamaya gayret eder. Onun bu şekilde gönderdiği öğrencilerinden bir kısmı da Anadolu’ya gelirler. Anadolu’nun Müslüman Türklere yurt olması onun öğrencileri vasıtası ile gerçekleşir. Bundan dolayı da kendisine bugün Anadolu’nun manevi fatihi diyoruz.

Ahmet Yesevi, Arapçayı ve Farsçayı çok iyi bilmesine rağmen hikmetlerini sade, açık ve anlaşılır Türkçe ile kaleme almıştır. Ahmet Yesevi’nin şeriat erkânını ve tarikat adaplarını anlatan hikmetli sözleri, Türk milleti üzerinde büyük ve kalıcı izler bırakmıştır. Öyle ki, Türk dünyasındaki iki büyük tarikatın Nakşilik ve Bektaşiliğin doğmasına vesile olmuştur.

“Garip, fakir, yetimleri her kim sorar,/ Razı olur o kulundan Allah.” Diyen Ahmet Yesevi’nin dergâhları yıllarca fakirlere, yoksullara, kimsesizlere, yetimlere, çaresizlere en büyük sığınak yeri olmuştur. Aynı zamanda, tekke edebiyatının gelişip serpilmesinde de bu dergâhların payı büyüktür. Ahmet Yesevi’nin yetiştirdiği bir bakıma onun halifeleri diyebileceğimiz Mansur Ata, Abdulmelik Ata, Süleyman Hakim Ata, Muhammed Danişmend, Muhammed Buhari Zengi Ata, Tac Ata onun çizgisinde yürüyen velilerdir.

Anadolu’da Türk edebiyatının boy verip çiçeklenmesini sağlayan 13. Yüzyılda bugün dahi bütün dünyanın hayranlıkla okuduğu sevgi denildi mi akla gelen ilk isim Yunus Emre, Ahmet Yesevi çizgisinde yetişmiştir. Hoşgörü kalesini inşa eden Hacı Bektaş-i Veli, harç suyunu onun manevi ikliminin yağdırdığı yağmurla dolan kuyulardan çekmiştir. Mevlana onun ışığından feyz alarak “Gel ne olursan ol yine gel” demiş, Ahi Evran bir Anadolu’da değil bütün dünyada bir ilk olan esnaf teşkilatını, Ahiliğin temellerini onun manevi terbiyesinden ilham alarak atmıştır.

"Kafir bile olsan, hiç kimsenin kalbini kırma. Çünkü kalbi kırmak Allah-ü Taala’yı kırmaktır. Gönlü kırık zavallı garip birini görsen, yarasına merhem koy, yoldaşı ve yardımcısı ol." Diyen Ahmet Yesevi’nin ardı sıra yürüyen ve Anadolu’yu yaktıkları manevi çıralarla aydınlatan bu din uluları Türk dilini, Türk edebiyatını, kültürünü özellikle de İslam’ın insana verdiği kıymeti her halükarda dile getirerek İslam dinini doğru olarak çevrelerine öğretmişlerdir.

Ahmet Yesevi, halkın kolayca anlayacağı sadelikte yazdığı şiirlerini “Divanı Hikmet” adını verdiği bir kitapta toplamıştır. Onun bu eseri bütün Türk- İslam coğrafyasında yüzyıllarca sevilerek okunmuş, hikmetleri dilden dile dolaşarak insanları; iyiye, doğruya ve güzele yönlendirmiştir. 1194 yılında vefat eden Ahmet Yesevi’nin türbesi dünyaya geldiği Yesi şehrindedir.

Sözü, sözün özünü söyleyen Ahmet Yesevi ile noktalayalım: “Nerde görsen gönlü kırık, merhem ol/ Öyle mazlum yolda kalsa, yoldaşı ol/Mahşer günü dergâhına yakın ol/ Ben-benlik güden kişilerden kaçtım ben işte.

Akıllı isen, gariplerin gönlünü avla/Mustafa gibi ili gezip yetim ara/ Dünyaya tapan soysuzlardan yüzünü çevir/ Yüz çevirerek derya olup taştım ben işte.

Zikrini tamam eyleyip döndüm divaneye;/ Hak’tan başka bir şey demeyip bilmeyene/ Mumunu arayıp çırak girdim pervaneye;/ Kor ateş olup, kavrulup yanıp söndüm ben işte.
2010-06-02
Bu yazı  5291  kere okundu

YORUMLAR

SON YAZILARI

ELAZIĞ- BAKÜ KÜLTÜR VE SANAT BULUŞMASI GÜZEL İLÇEMİZ SİVRİCE’DE BİR GÜZELLİĞE DAHA İMZA ATILDI. MANAS ŞİİR VE MUSİKİ GÜNLERİ VE DR. ALİ ÖZTÜRK MANAS ŞİİR VE MUSİKİ GÜNLERİ VE DR. ALİ ÖZTÜRK KURŞUNLANAN TÜRKOLOJİ ve PROF.DR. AHMET BURAN ELAZIĞ’DA YER YANDI GÖK AĞLADI İKİ CANINA İKİ ŞEHİDİNE; ANCAK… BAŞKENT’TE ELAZIĞ TANITIM GÜNLERİ 19. ULUSLAR ARASI HAZAR ŞİİR AKŞAMLARI ZİYA ÇARSANCAKLI’YA SAYGI GECESİ KADİR GECESİ

KÖŞE YAZARLARI

Elazığ Bölümü

ELAZIĞ KÜLTÜRÜ ELAZIĞ YEMEKLERİ ELAZIĞ HALK OYUNLARI ELAZIĞ TÜRKÜLERİ ELAZIĞ RESİMLERİ ESKİ ELAZIĞ RESİMLERİ

HABER YORUMLARI

Elazığda medya İŞİNİ SAĞLAM YAPANA..DEMİŞLER.. Menfaat neler Söyletmezki HELVACI AİLESİ ve ACILAR Doğru yapıyor

Anketler

Elazığ Hava Durumu

Gunluk Gazeteler