BASTON MİDEDE KALMAZ
Milli duygu
Milli duruş
Milli kimlik
Milli duyuş
Milli hassasiyet
Milli ruh…
Onlar da ne öyle? Ne satıyorsun arkadaş? O senin sıraladıkların karın doyurur mu? Bak bizde fırından yeni çıktı. Hamburger var. Hem de Europası. Beğenmezsen Americancası. Sende bu kafa ve de bu gidiş; bende bu kaval ve de bu piş piş olduktan sonra işin zor.
Sen, o çatalı kırık yüreğinle; çuval başlı, yassı dişli, yandan kirişli bileğinle çantada kekliksin artık. Kırk parçaya böldüğüm milletin ve de milliyetinle daha çok atlayanlara ip sallarsın bu kulvarda. Terzi de iğneye tövbeli... Hazır fason.
…
Ben de diyorum ki: Malı, mangala yiyen, bulanık suda balık yemleyen sen;
kimliğini yakanlara, yüreğinin gözüne mil çekilmiş insancıklara, insan kılıklı kancıklara bakarak karar verme hemencik! Senin o yandaşların, yan cepli Candaşların ellerine tutuşturulan kazmalarla, küreklerle, bellerle çamurlarla, çirkeflerle, sellerle, üflediğin yellerle koca çınarımı sökmeye güçleri yetmez.
Udun, kemanın, kanunun hükmünün kalmadığını söylesen de; geçti şarkının, türkünün zamanı şimdi zılgıt revaçta desen de; boyundan büyük nane çiğnesen de; kıçını başın sanıp düşünsen de; serap da olsa görmeden gölü birilerine paçalarını sıvatsan da boş.
Susuyorsam eğer bu benim asaletimdendir. Yine de bilumum palyaçolarına
kafadan tutsak yoldaşlarına, sırdaşlarına bir çift sözüm olacak: Bastı bacak, kırıldı nacak, civciv çıkacak, kuş çıkacak bir gün mutlaka Bent deresine salıncak kurulacak.
Demedi demeyin ha! Unutanlara yine de hatırlatayım: Baston midede kalmaz.
|