Elazýð Haber
Þuan Sitemizde 21 kiþi var

TÜRK’ÜN GÖNÜL COÐRAFYASININ SESÝ

Hadi ÖNAL
Yazara Ait Tüm Yazýlar
TÜRK’ÜN GÖNÜL COÐRAFYASININ SESÝ

ULUSLAR ARASI HAZAR ÞÝÝR AKÞAMLARI’NIN ARDINDAN

Sözün, þeklin, rengin, dokunun, desenin güzelliklerini içmenin hazzýný damar damar derinliklerinde hisseden Hazar’ýn serin sularý, “þafak dokuyan yüreklerin sesleri” ile yeniden dalgalandý.

Türk dünyasýnýn bu büyük toyuna- Uluslar Arasý Hazar Þiir Akþamlarý’na- 17. defa ev sahipliði yapmak ne büyük bir mutluluktu onun için. Ayný dili konuþan, ortak tarihin, ortak kültürün, ortak kökün mensubu insanlar gelmiþti çaðrýsýna uzak-yakýn diyarlardan. Kazakistan’dan, Kýrgýzistan’dan, Türkmenistan’dan, Azerbaycan’dan, Özbekistan’dan, Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti’nden, Kerkük’ten, Kaberdey Balkarya Cumhuriyeti’nden, Tataristan’dan, Kýrým’dan, Gagavuzya’dan, Makedonya’dan, Gümülcine’den… Türkiye’den ve Türkiye’nin dört bir bucaðýndan ona koþmuþlardý gönül gözlü, gül yüzlü insanlar. Ayrýca misafirleri vardý Hazar’ýn Moðolistan’dan, Ýran’dan, Pakistan’dan…

Yedi iklim yetmiþ renk, 250 milyon nüfuslu Türk dünyasýnýn kalbi þimdi derinliklerinde atýyordu ve Türk dünyasýnýn bu muhreþem birlikteliðine þahadet eden kalbin sesi yankýlanýyordu sularýnda. Ne büyük bahtiyarlýktý. Ne yüce bir duyguydu. Þükretti Allah’ýna binlerce defa Hazar.

Selam getirmiþlerdi Hazar’a “fikir ve çile birliði kökünde yekpareleþtiðimiz” canlar. Selam getirmiþlerdi düþlerdeki sevdalara, yüreklerdeki özlemlere mýsralarý ile can verenler. Heybelerinde dilde birlik, iþte birlik, güçte birlik tohumlarý vardý. Onlar, Dede Korkut’tan Ahmet Yesevi’ye; Þehriyar’dan, Cengiz Aytmatov’a, Fuzuli’den Bahtiyar Vahapzade’ye uzanan gönül bahçelerinden Yunuslarýn, Mevlana’larýn, Hacý Bektaþ-ý Velilerin, Yahya Kemallerin, Arif Nihat Asyalarýn, Necip Fazýllarýn çiçek bahçesi Anadolu’yu selamlamaya gelmiþlerdi. Onlar, umutta birleþmeye, sevinçlerini paylaþmaya; kederlerini bölüþmeye, hasret gidermeye, kucaklaþmaya gelmiþlerdi. Onlar; güzelliðe, iyiliðe, dostluða, kardeþliðe susayan günümüz dünyasýnýn insanlarýna Hazarlarýn serin sularýnda boy veren güzellikleri sunmaya gelmiþlerdi.

Hazar’ýn bu büyük bayramýna gelenlerin selamlarýnda yürek vardý, aþk vardý, sevda vardý. Selamlarýnda dil vardý, kültür vardý, tarih vardý, coðrafya vardý. Selamlarý; Iþýk Gölle Büyük Hazar’ýn arasýnda kalan Orta Asya daðlarýndaki güller gibi kokuyordu. “Sevda sýnavýndan teþekkür alan” bu gönül erenleri “kelamýn en zarifi, edebin en kâmili, siyasetin en ferasetlisi ve edebiyatýn en muhtevalýsý” ile “Yolumu bekleyen genç, haydi düþ peþime.”, diyorlardý. “Yüzleri sulara þavkýyan” ,“sözle sema yapan” bu gönül erenlerinin gözlerinde “Belek Gazi’nin rüyasý” ile “bin hasretin tutuþturduðu senelerin” özlemi vardý. “Gök’ten inen bir yýldýzýn Yer’de adýnýn gül olduðu” ve “Uyan þehzadem uyan, sefer vaktidir” dediði bir kutsal zaman diliminin hazzý vardý. “Birbirimize yakýn olalým” diyenlerle “Ellerini ufuklara uzatan” “ayakta dimdik duran ileriye bakan, kambur olmayan” bu sevda elçilerinin “küçük þiirlerinde büyük manalar gizliydi.” Onlar,“topraða dökülen yaðmur tanelerinin tomurcuðu sarsýp silkelediði gibi” silkelediler Hazar’ý.

Bu sarsýntý ile ürperdi Hazar. Bu ürperiþlerle “coþkun nehirler gibi çaðladý içten içe” kýyýlarýna çarpan dalgalarla somutlaþtýrdý duygularýný. Sonra bu duygu yoðunluðu ile “aðladý hýçkýra hýçkýra” ve daldý gitti nazar boncuklu gözleri yýllar öncesine. “Aç koynunu uzaktan gelmiþim çok yaslýyým / Ýli yurdu çalýnmýþ bir garip Kafkaslýyým / Dolaþýp Türkistan’ý, Ýran’ý adým adým / Kalbimi okþayacak bir belde bulamadým.” diyerek kendisinden koynunu açmasýný onu sarýp sarmalamasýný isteyen Türklük sevgisi ve vatan hasretinin yoðurup þekillendirdiði Azerbaycanlý þair Almas Yýldýrým’ý düþündü. Takvim yapraklarýnýn 1930’u gösterdiði o hüzün dolu yýllarda ne de çok aðlamýþtý Almas’ýyla birlikte. O zamanlar hüzün yüklüydü kýyýlarý ile paylaþtýðý gözyaþlarý. O günkü gözyaþlarýnda hasret vardý, acý vardý, özlem vardý. O gün, “Söyle bana usta, kan acýtýr mý kapanmamýþ yarayý ve biter mi yolculuðu acýnýn.” ,demiþti kendi lisanýyla. Evet, kan acýtmazdý kapanmamýþ yarayý ama acýnýn yolculuðu nihayetlenmiþti iþte. Hazar, “Sabýr kalptedir/ dil onun kilidi” demiþ ve beklemiþti býkmadan, usanmadan. Aradan geçen bu kadar yýldan sonra... Almas’ýnýn kýyýsýna oturup da kendisi ile paylaþtýðý rüyanýn gerçekleþtiðini görüyordu. “Sularýn kýrýldýðý” bir zaman dilimindeydi þimdi. “Güneþ ýsýt beni, ýsýt n’olur kar /yaðmur ýsýt beni, ýsýt dolular” diye yalvardýðý geceler uzakta kalmýþtý. Evet, yine aðlýyordu Hazar. Ne var ki bu defa kýyýlarýna akýttýðý gözyaþlarýnda keder yoktu, hasret yoktu, acý yoktu, elem yoktu. Bunlar sevinç gözyaþlarýydý. Bu gözyaþlarýnda umut vardý, gelecek vardý. Bu gözyaþlarýnda birlik vardý, dirlik vardý, dirilik vardý yarýna yarýnlara. Daha sýcak, daha sevecen, daha güzel bir dünyanýn özlemi vardý. “Bitmeyen bir þarký olsam kulaklarda” diye geçirdi içinden sonra da “ Rabbe sýðýnan dualar eþliðinde” þükretmek için Süleymaniye’nin kapýsýný araladý usulca. Aðýr aðýr gezinirken bu ulu mabette: “Hür minareyle ezan olmazsa gök kubbe çöker”, dedi bütün kalbiyle. Sonra döndü “ýlýk ýlýk esen rüzgârýn naðmesinde” daha bir þevkle daha bir heyecanla: “Geceyi süsleyen yýldýzlar gibi, geleceðe meþ’ale yakmanýn” sevincini yaþadý misafirleriyle birlikte. “Gökçe bir aðacýn güneþe düþürdüðü ihsanýn ve lütfun müstesna gölgesinde”, “anla gör halimi gönül gözlü yar” diyerek “Türklüðün zirvesinin, daðýnýn geçilemeyeceðini” haykýrdý, “düþmenden bac alan, eðilmez diliyle.” “Anka kuþlarý gibi kanatlanan” Hazar, “gölgelerle beraber”: “Göðsümde çarpan çiçek mi yoksa ne?”, diyerek “yüreðini sevgi ile sarýp ýsýtan” gül yüzlü gönül gözlü þairlere ve toyuna katýlan misafirlerine: “Türk dünyasýna selam olsun, can Hazar’a hoþ geldiniz” dedi ve teþekkür etti.

Yalnýz þairler mi gelmiþti Türk’ün bu muhteþem kurultayýna? Hayýr! Fikir ve gönül dünyasýnda bayraklaþan Türk dilinin, Türk edebiyatýnýn ve Türk kültürünün gönül erleri de davetine gelmiþlerdi sað olsunlar.

Anadolu dergâhýnýn görünmeyen kahramanlarý dergiler ve o dergilerin yetkilileri de gelmiþti Anadolu’nun dört bir yanýndan. Türk Edebiyatý, Yüzaký, Temrin, Berceste, Kardeþ Kalemler, Bizim Külliye, Kümbet, Yenises, Kümbetaltý, Edebiyat Ortamý… Þiirin Sultanlarý resim sergisini sunmak üzere gelen gönül ereni Prof. Dr. Ýskender Pala ayrý bir renk, ayrý bir desen katmýþtý onun bu büyük toyuna. Biri vardý ki bunlarýn içerisinde onun yeri de konumu da farklýydý. Hazar, Türkiye ile diðer Türk ülkeleri arasýnda kültür köprüleri kurarak dostluk ve kardeþlik baðlarýný güçlendirdiði için davet etmiþti onu. Onu, ömrü boyunca Türk tarihine, Türk diline, Türk edebiyatýna, Türk müziðine; kýsacasý Türk kültürüne hizmet ettiðini için davet etmiþti. Onu, Türk dünyasýný konu olan eðitim, kültür ve dil birliði alanlarýnda önemli çalýþmalar yaptýðý için davet etmiþti. Bütün bu yaptýklarýndan dolayý da Hazar, onu 2008 yýlý Türk Dünyasý Hizmet Ödülü ile ödüllendirmiþti. Kim miydi bu can: Prof. Dr. Turan Yazgan’dý elbette.

Hazar, davetine koþan sesin ve sözün mimarlarý kadar yüreklerini ortaya koyarak böylesine büyük bir þölenin 17. sini hazýrlayanlara, gerçekleþtirenlere; bin yýllarýn hayalini hakikat yaparak gözlerine yaþatanlara ne kadar teþekkür etse azdý. “Gönlümün Þeyda vaktidir/ Dostlara veda vaktidir” diyerek dalgalar ile uðurlarken sevenlerini, gönüllerin Hazarlaþtýðýný görüyor ve: “Su gibi çýplak, Od gibi sýcak, Toprak gibi yakýn olmanýn” derin hazzý içinde, “Nemiz var gönlümüzden gayrý þuracýkta” diyordu.

Mutluydu Hazar, umutluydu gelecekten. Türk dünyasýný ortak dilde, ortak kültürde buluþturmak, Türk coðrafyasýna mensup ülkeler arasýnda duygu ve gönül köprüleri kurarak dostluk baðlarýný kuvvetlendirmek, sosyal, kültürel ve iktisadi alanlarda yeni açýlýmlara zemin hazýrlamak gibi büyük bir rüyanýn gerçekleþtiðine þahit olmak mutluluklarýn en güzeliydi onun için. Hazar, “Karanlýða mahkûmdur gökte sensiz, sitare” demenin coþkusu içerisinde ve “Son Peygamberin kýlavuzluðunda” yeniden þahlanmak için “ayaða kalkýyordu.”
2009-07-07 Bu yazý  581  kere okundu

YORUMLAR

SON YAZILARI

UTANMAK YETMEZSE… KADÝR GECESÝ SON GO/ HA-VET TUVALET SANAYÝ ELAZIÐ’DA! BÝRAZ NECÝP FAZIL TARÝHÝ DOÐRU OKUYUP DOÐRU YAZMAK KACAR’LA KACAR KÖYÜNDE ADALET’ÝN ÖLÜMÜ! EL-MA (ELAZIÐ- MALATYA KÜLTÜR BULUÞMASI) 18. HAZAR ÞÝÝR AKÞAMLARI VE AHMET YESEVÝ

KÖÞE YAZARLARI

Elazýð Bölümü


HABER YORUMLARI

ADELTSÝZ ADALET BAKANI ADELETSÝZLÝÐÝN BÖYLESÝ Bu kadar olur paluya sevgýler Sayýn VALÝ'm

Anketler

Anayasa Referandumuna ?
Evet
Hayýr
Kararsýzým

Elazýð Hava Durumu

Gunluk Gazeteler