Günümüz dünyasýnýn sihirli kutusu bilgisayarýn insan hayatýna sunduðu imkânlarý kimse inkâr edemez. Bilgi alýþveriþinin hýzý, bilgiye ulaþmanýn sýnýrsýzlýðý, saðladýðý kolaylýklar ve imkânlar ile bu sihirli kutu hayatýmýzýn vazgeçilmezleri arasýndaki yerini çoktan aldý.
Dünyayý parmaklarýmýzýn ucuna taþýyarak hayatýmýzý renklendiren bu sihirli kutunun yararlarýnýn yaný sýra zararlarý yok mu? Elbette ki var. Ancak sunduðu imkân ve kolaylýklar o derece büyük ki... Yeter ki bu sihirli kutudan maddi ve manevi dünyamýza güzellikler, iyilikler getirmesini isteyelim ve onu faydalý iþler için kullanabilelim.
Bakýn bu gün ne oldu? Açtým bilgisayarý her zaman yaptýðým gibi bir göz atayým dedim posta kutuma. Yine onlarca mektup vardý: yazýlý, görüntülü; renkli, renksiz... Sað olsun arkadaþlar güzellikleri paylaþmayý seviyorlar. Ýki görüntülü mektup dikkatimi çekti.
Hoþuma gitti yazýlarý. Ben de sizlerle paylaþayým dedim.
Mektubun ilk, Sokrates in öðrencisi ve Aristoteles in hocasý olan Eflatun la ilgili idi. Eflatun a sormuþlar:
"Ýnsanlarýn sizi en çok þaþýrtan davranýþlarý nelerdir?"
Eflatun sýralamýþ:
"Çocukluktan sýkýlýrlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarýný özlerler. Para kazanmak için saðlýklarýný yitirirler; ama saðlýklarýný geri almak için para öderler. Yarýndan endiþe ederken bu günü unuturlar. Dolayýsýyla ne bu günü ne de yarýný yaþarlar. Hiç ölmeyecekmiþ gibi yaþarlar; ancak hiç yaþamamýþ gibi ölürler."
Sýra gelmiþ ikinci soruya:
"Peki, sen ne öneriyorsun?"
Bilge yine sýralamýþ:
"Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayýn. Yapýlmasý gereken tek þey sadece kendinizi sevilmeye býrakmaktýr. Önemli olan; hayatta en çok þeye sahip olmak deðil, en az þeye ihtiyaç duymaktýr."
...
Ýkinci mektup, "Ýyice Düþün" baþlýðýný taþýyordu. Günümüz dünyasýnda sahip olduklarýmýzý ve kaybettiklerimizi sýralýyor:
"Günümüzde yüksek binalara, geniþ otoyollara sahibiz; fakat daha az karaktere daha dar bakýþ açýsýna."
"Daha çok harcýyor; ama daha az zevk alýyoruz."
"Daha büyük evlere sahibiz; ama daha küçük ailelere."
"Daha çok yapacak iþimiz var; ancak daha az zamanýmýz..."
"Daha çok bilgiye sahibiz; ama daha az doðru karar veriyoruz."
"Daha çok ilacýmýz var; ama daha az saðlýðýmýz."
"Servetimizi çoðalttýk; fakat deðerlerimizi azalttýk."
"Çok fazla konuþuyor, çok az seviyor, çok fazla nefret ediyoruz."
"Aya gidip geldik; ama sokaðýmýzýn karsýsýndaki komsumuza gitmekte zorlandýk."
"Dýþýmýzdaki alanlarý fethettik; fakat içimize ulaþamadýk."
"Daha çok gelirimiz var; fakat daha az moralimiz."
"Daha özgürce harcayacaðýmýz zamanýmýz var; fakat daha az zevk alýyoruz."
"Daha çok yiyeceðe sahibiz; fakat daha az besleniyoruz."
"Her eve iki maaþýn girdiði; fakat boþanmalarýn arttýðý günlerdeyiz."
"Daha iyi evlerin, fakat daha çok yýkýlmýþ yuvalarýn olduðu zamandayýz."
Sonra da önerilerini:
"Hiçbir þeyinizi özel bir an için saklamayýn; çünkü yasadýðýnýz her an özeldir."
"Araþtýrýn, daha çok okuyun, verandanýza oturun ve hayranlýkla hiçbir çaba sarf etmeden sahip olduðunuz manzarayý seyredin."
"Ailenizle ve arkadaþlarýnýzla daha fazla zaman geçirin, sevdiðiniz yiyecekleri yiyin ve beðendiðiniz yerleri ziyaret edin."
"Hayat sadece yasamý sürdürme deðildir, zevkli dakikalardan oluþan bir zincirdir."
"Kristal kadehlerinizi kullanýn, en sevdiðiniz parfümünüzü saklamayýn ve her istediðinizde kullanýn."
"Sözlüðünüzden "günün birinde" ve "bir gün" gibi kelimeleri çýkarýn."
"Ne zamandýr düþündüðünüz mektubu yazýn."
"Ailemize ve arkadaþlarýmýza onlarý ne kadar çok sevdiðimizi söyleyelim."
"Hayatýnýza zevk ve kahkaha katacak hiçbir þeyi ertelemeyin."
"Her gün, her saat ve her dakika özeldir ve siz bunun sizin için son olup olmadýðýný bilmezsiniz."
...
Ýþte böyle, Sokrates in öðrencisi, Aristoteles in hocasý olan Eflatun M.Ö. 427- 347 yýllarý arasýnda yaþamýþ. Günümüzden yaklaþýk olarak 2400 yýl önce.
Þöyle iki mektubu yan yana getiriyor da ey, insanoðlu diyorum!...