DALDAKİ KUŞA BAKMA! ELİNDE KUŞ VAR MI?
Değerli hemşerilerim bu hafta size meclis TV yi izleyipte çıkardığım kıssayı anlatmak istiyorum. Erken seçim kapıdadır. Çünkü vakit gelince siyasetin üslubu değişir, vaat eksenli işler başlar. Oy veren kitlelere "şirin" gözükmek için her derde deva girişimler çoğalır. Bir taraftan oy depolarının talepleri karşılanır… Bir taraftan o kitleler "sahaya" hazırlanır…
Artık seçim vakti gelmiştir ve her çevreye daldaki kuşlar anlatılmaya başlanır. Eldeki kuşlardan zinhar bahsedilmez zira kimsede eldeki kuşları soramaz onlara. Elde kuş kalmamıştır kalan kuşlarında kanatları yolunmuş ve cılızlığı hep gizlenir. Daldaki kuşlar anlatılır ki insanlara hayaller kurdurulur. Zira hayal kurulması hataları ve kabahatleri kapatır. Beceriksizliği unutturur. Kimse de çıkıp yahu bunca zaman yaptıklarınız ortada ülkeyi mahvettiniz dediğinde adı hamaset olur, adı iftira olur hatta adı siyaset yapıyorlar olur ve insanımız gözü boyanarak kandırılır.
Hükümet seçim öncesinde iki dönem yapamadığı vaatlerini siyasi ve sosyal olarak iki açıdan gündeme getirip bir daha güç verin yapalım stratejisi izlemeye başlamıştır.
Amaç seçmene farkındayız, zaman verin cinliğidir. Bu cinlik bir daha yenmeyecek kanaatindeyim ama yinede bunların cinliğinin yüksek oluşu vatandaşı kandıracaktır diye korkmuyor değilim.
Günlerdir yaşanan açılım, saçılım meselesi de aslında seçim öncesi bir terapi değil mi? Türkiye nin tüm kitleleri ileri demokrasi vaadi ile beklenti içinde tutulması seçim stratejisinin bir kesiti olduğu anlaşılmıştır.
2002 de sıfır noktasına gelen terör, şimdilerde şehir eşkıyalığına dönüşünce "Habur rezaleti" yaşanmadı mı?
Dağdaki eşkıyaya şehirlerde siyasetçi gibi davranılmadı mı?
Dış politikada "one munite" yanılgısı, Ermenistan protokolünün sadece gündemi değiştirmek ve zaman kazanma eksenli projeler olduğu anlaşılmadı mı?
Meclis gündemine getirilen Anayasa taslağına bakınca asıl meselelerin çözümü için hiçbir şey yokken Başkanlık sistemi hayali ve yargı üzerinde siyasetin etkinliği konusunda her şeyin yapıldığı anlaşılmıştır. Erken genel seçim çağrıları artık her kesimden geliyor, iktidarın bunu fark etmiş olması palyatif ( anlık, geçici, günlük ) gündemi tetiklemiştir...
Sadece Dış politika değil, ekonomik veriler ve parametreler de kırmızı alarm veriyor.
AKP sözcüleri kobilere kredi filan vaziyeti idare etmeye çalışsa da durum pek parlak değildir.
İhracat durdu, ithalat arttı…
Üretim girdi maliyetleri rekabeti olumsuz etkiliyor. Birçok esnaf kepenk indirmiş beklemektedir. Ancak, İktidarın tablosu böyle değil.
Nereden nereye geldik nutukları kulakları tırmalıyor!
AKP nin ekonomik projeksiyonu çölde serap gibi iştah kabartıyor.
Bu vaziyet bile AKP nin seçim paniğine kapıldığı için tabloları farklı yansıtmasına sebep oluyor...
Sivil toplum örgütlerinin açıklamaları yaptırdıkları anketlerle hükümetin anketleri birbirine yüz seksen derece ters sonuçlarla karşımıza geliyor. Sivil toplum örgütlerinin anketlerinde ülkenin ve vatandaşımızın halinin perişan olduğu açıklanırken hükümete göre her şey güllük gülistanlık ve bunlar hükümete iftira ediyorlar.
Sevgili hemşerilerim şimdi size sesleniyorum hiç daldaki kuşlara bakmayın bakın bakalım elinizde kuş var mı? Ona göre kararınızı verin.
Takdir Allahtan.
Saygılarımla.
|